afetler.sitemynet.com
.anasayfa .1 .2 .3 .4 .5 .6 .7 .8 .9 .10 .11 .12 .13

.9

YANGIN
Yanma olayının istenmeyen yer ve zamanda oluşmasına yangın denir.
a. Yangının Sebepleri
(1) Emir ve talimatlar dışında hareket etmek,
(2) Bilgisizlik,
(3) İhmal,
(4) Kaza,
(5) Sabotaj,
(6) Sirayet,
(7) Tabi olaylardır (Yıldırım düşmesi, deprem, aşırı sıcaklık vb. gibi).

b. Yangının Sınıfları
(1) A Sınıfı Yangınlar: Ahşap malzeme, kağıt, kumaş, saman gibi katı maddelere tutuşması sonucu meydana gelen yangınlardır.
(2) B Sınıfı Yangınlar: Benzin, gaz yağı, mazot, madeni yağlar gibi petrol türevlerinin neden olduğu akaryakıt yangınlarıdır.
(3) C Sınıfı Yangınlar: Metan, propan, bütan, asetilen, havagazı, hidrojen, ve doğal gazların neden olduğu yangınlardır.
(4) D Sınıfı Yangınlar: Aliminyum, sodyum, potasyum, lityum ve bunların alaşımları ve karışımlarından meydana gelen yanabilen hafif metaller prefabrike ve kimyevi yangınlardır.
(5) E Sınıfı Yangınlar: Elektrik cihaz ve elektrik devreleri üzerinde meydana gelen yangınlardır.

c. Yangın Söndürme Usulleri:
(1) Islak Söndürme: Su ile söndürme genellikle a sınıf yangınların söndürülmesinde kullanılır. Bu maksatla sulu yangın söndürme cihazları kullanılır. Yanan cismi soğutmak amacıyla kullanılır.
(2) Kuru Söndürme: Kum, toprak, halı, battaniye, yorgan veya branda ile söndürmedir. Yanan cisim oksijen ile teması kesilmek suretiyle söndürülür.
(3) Buharla Söndürme: Gemi ve fabrika yangınlarını tazyikli su buharı ile söndürmedir.
(4) Alevi Boğan Gaz ile Söndürme: Amonyak buharı ve karbondioksit ile hava ile teması kesilerek söndürmedir. Bu maksatla CO2 `li yangın söndürme cihazları yaygın olarak kullanılmaktadır. Kapalı yerlerde daha etkilidir.
(5) Kimyasal Maddelerle Söndürme:
(a) Sıvı kimyasal maddeler: Halon gazları ve halon gazlı yangın söndürme cihazları bu maksatla kullanılır. ısı ile temas ettiğinde gaz haline geçtiğinde ve tortu bırakmadığından, bir hassa elektronik cihazlarda bu tip yangın söndürme cihazları kullanılır.
(b) Kuru Kimyasal Maddeler: Kuru kimyasal tozu püskürtülmesi ile söndürmedir. Bu maksatla kuru kimyasal tozlu (KKT) YSC leri kullanılmakta olup, her sınıf yangınların söndürülmesinde kullanılır. KKT YSC leri D sınıfı yangınların söndürülmesinde kullanılır. Yanan cismin üstünde tabaka oluşturarak yanan cismin oksijenle temasını kesmek suretiyle söndürür.
(6) Köpükle Söndürme: İtfaiye ekiplerince sodyum bikarbonat, alüminyum sülfat ve su ile hazırlanan kimyasal köpüklerle mekanik köpükler kullanılarak yanan cismin üzerinde köpük tabakası oluşturup oksijenle temasını kesmek suretiyle yangının söndürülmesidir. Portatif YSC`leri genellikle kimyasal köpüklüdür. B sınıfı yangınların söndürülmesinde yaygın olarak kullanılır. A sınıfı köpük ise itfaiye ekipleri tarafından %99 oranında su karışımı ile bilhassa orman yangınlarının daha süratli söndürülmesinde kullanılır.

10 Orman Yangını :
a. Genellikle yaz mevsiminde hava sıcaklığının çok artması, yağışlı dönemlerde yıldırım düşmesi, insanların kasıt ve ihmali sonucu, ormanlık alanların yanması şeklinde ortaya çıkan doğal bir afettir.
b. Orman Yangılarının Çeşitleri: Örtü Yangını; Tepe Yangını ve Gövde Yangını olmak üzere başlıca üç çeşit orman yangını vardır.
(1) Örtü Yangını: Orman topraklarını örten ot, yosun, funda, çalı ve fidan gibi canlı bitkilerle dal, ağaç enkazı, kabuk, yarak gibi döküntülerin yanmasıdır.
(2) Tepe Yangını: Örtü Yangınları zamanında söndürülmezse, ateş ve alev çok kere ağaçlarda kurumuş dalları ve genç ağaçları tutuşturarak, aşağıdan yukarıya sıçrar ve ormanın üst tabakasında bulunan ağaçların tepelerini sarar. Ağaç tepelerini sarınca yangın hızla yayılır ve büyük bir çatırtı ile dallar yanmaya başlar. Rüzgarlı havalarda yangın çok çabuk yayılır ve koca bir orman birkaç saat içinde yok olur.
En tehlikeli orman yangını tepe yangınıdır. Tepelerden tutuşan kozaklar hızlı esen rüzgarlarla uzaklara atılır. Yanan bu kozaklar düştükleri yerlerde ağaç tepelerini veya yerlerdeki otları tutuşturarak yangının kollara ayrılmasına ve genişlemesine sebep olurlar.
(3) Gövde Yangını: Daha ziyade içi çürük kovuk ağaçlarda olur. Yıldırım düşmesi ile bazen bu gibi ağaçlarda gövde yangınlarına sebep olabilir. Orman yangının etki altına aldığı alanın genişliğine bağlı olarak
(a) Civarında konuşlu askeri birlik ve kurumlar stratejik ve ekonomik tesisler ile yerleşim alanlarını etkisi altına alabilir. Can ve mal kaybına, araç, gereç, silah, tesis ve ikmal maddelerinin zarar görmesine neden olabilir.
(b) Ülke ekonomisi turizm ve ekolojik denge açısından çok önem taşıyan yeşil alanların kısa süratle yok olmasına sebep olabilir.
(c) Petrol rafinelileri ve kimyasal madde üreten tesis ve fabrikaların orman yangınlarından etkilenmesi neticesinde büyük çaplı çevre kirliliği meydana gelebilir.

11 Stratejik Tesisler ve Meskun Mahallerde Çıkan Büyük Yangınlar

a. İnsanların kasıt ve ihmali ile teknik hatalar veya doğal afetlerin yıkıcı etkileri nedeniyle; elektrik ve doğalgaz şebekeleri ile petrol depolama tesislerinin zarar görmesi sonucu stratejik tesislerde ve meskun mahallerde büyük yangınlar çıkabilir.

b. Bu tür yangınlar, yangın mahali ve yakın çevresinde büyük can ve mal kaybına neden olabilir.

c. Kimyasal madde üreten ve depolanan büyük tesislerde çıkacak yangınlar, büyük çapta can ve mal kaybına neden olması yanı sıra uzun süre çevre kirliliğine neden olabilir.
ç. Yangınların cinsine göre özel teçhizat ve donanıma sahip itfaiye birliklerine olan ihtiyaç artabilir.




gerekmektedir. Yanma; Yanıcı madde, Oksijen ve ısının bir araya gelmesiyle oluşur yangın ise; yararlı ateş yakılan yerler dışında istenmeyen yer veya zamanda gelen yanma olayıdır.

2. YANMA:
a. YANICI MADDE:
Belirli şartlar oluştuğunda hemen hemen bütün maddeler yanabilir. Ancak bu şartların hepsini hazırlamak her zaman mümkün değildir( yüksek ısı veya saf oksijen gibi). Biz yanıcı madde sözünden ısı karşısında yanıcı buhar veya gaz çıkarabilen yada kolaylıkla korlaşabilen maddeleri anlıyoruz. Bu anlamda yanıcı maddelerin büyük çoğunluğunun bileşiminde ( C ) Karbon, ( H ) Hidrojen, ( O ) Oksijen, ( S ) Kükürt, ( P ) Fosfor gibi elementler bulunmakta, bunların ısı ile temaslarında çeşitli bileşikler halinde gaz ortaya çıkmaktadır. Bu Gazlar buhar halindedirler. Maddeler tabiatta üç halde bulunurlar. Yanıcı maddeler tabiatta bulunana maddeler olduğundan bunların da üç halleri vardır;
1.Katı haldeki yanıcı maddeler
2.Sıvı haldeki yanıcı maddeler
3.Gaz halindeki yanıcı maddeler dir.

(1) Katı yanıcı Maddeler:
(a) Isı etkisi ile yanıcı buhar veya gaz çıkartmakta ve oksijen ile birleşmeleri halinde yanma meydana gelmektedir,
(b) Önce eriyerek sıvı hale geçmekte daha sonra buhar haline geçerek yanmaktadır (Parafin, mum, katı yağlar gibi),
(c) Bazıları ise doğrudan buhar haline geçerek yanmaktadır (Naftalin gibi ).

(2) Sıvı yanıcı maddeler:
(a) Genellikle buharlaştıktan sonra yanarlar,
(b) Pek çoğu normal havada buharlaşırlar,
(c) Bazıları (örneğin; benzin)7 derecede buharlaşmaya başlar ve 41 derecede buharlar alevlenir,
(d) Katı yanıcı maddelere göre daha kolay ve hızlı yanarlar,
(e) Çoğunluğunun buharı ( benzin, mazot, tiner vs.) havadan ağırdır.

(3) Gaz halindeki yanıcı maddeler:
(a) Diğer yanıcı maddelere oranla daha kolay ve hızlı yanarlar,
(b) Gaz halindeki yanıcı maddeler çoğu zaman çeşitli gazların karışımından meydana gelmiştir. Bundan dolayı zehirlenme özellikleride bulunabilmektedir,
(c) Oksijenle temasa getirilmeleri çok küçük kütleler halinde olmalıdır. Aksi halde yanmaları patlama şeklinle olabilir.

b. OKSİJEN:
Yanıcı maddeler bilindiği üzere sayılamayacak kadar çoktur, ancak yakıcı madde olarak sadece oksijen bilinmektedir. Burada yanmayı sağlayan saf oksijen değil, havada bulunan oksijendir.

Hava bir gaz karışımıdır birleşiminde şu gazlar bulunmaktadır;
Azot % 78
Oksijen % 20.9
Argon % 0.93
Karbondioksit % 0.03
Neon % 0.0015
Helyum % 0.0005
Kripton % 0.00011
Ksenon % 0.000008
Ayrıca meteorolojik duruma göre % 3-5 arasında su buharı bulunur. Havadaki gazlardan; Azot ( N ) ve Karbondioksit ( CO2 ) söndürücüdür. Oksijen ( O ) ise yakıcıdır. Diğerleri de ne yakıcı nede söndürücüdür. Yapılan araştırmalar sonucu elde edilen bilgilere göre hava içinde % 14-16 oranında oksijen bulunması yanma için yeterli olmaktadır. Yanma sırasında ısınan hava yukarı çıkmakta onun yerine yanlardan oksijen taşıyan yeni hava akımı boşluğu doldurmakta, dolayısı ile madde yanana kadar veya bir müdahale ile yanma duruluncaya kadar devam etmektedir.

c. ISI:
Cisimlerin moleküllerinin sürekli hareket halinde bulunduğu bilinmektedir. -273 derecede moleküllerdeki bu hareket durmaktadır. Bu noktaya mutlak sıfır noktası adı verilir. Cisimlerin fizik yapılarının (katı, sıvı, gaz) taşıdıkları ısı ile yakın bir ilişkisi vardır. Yani ısısını değiştirmekle cisimlerin fiziki yapısını değiştirmek mümkündür ( Suyun donması, odunun yanıp kül olması v.b. ).

(1) Isıyı ifade etmek için kullanılan terimler:
(a) Kalori: Normal basınçta (760 mm. cıva sütünü) (1) gram suyun (1 ’C) ısıtabilmesi için verilmesi gereken ısı miktarına (1) kalori denir.
(b) Suhunet: Cismin taşıdığı bir ısının herhangi bir andaki bir derece cinsinden değeridir. Kalori ile suhunet arasında doğru orantı vardır. Verilen ısı miktarı artırıldıkça suhunetide artar.
(c) Enerji: Maddede bulunan ve ortaya bir iş çıkarabilen güce verilen isimdir. İkiye ayrılır :
(I) Potansiyel enerji: Maddede mevcut henüz iş haline geçmemiş enerjidir.
(II) Kinetik enerji: İş haline geçmiş veya geçmeye devam eden enerjidir. Kömürün yanmasıyla ortaya çıkan enerji gibi.
(d) Isı değeri: Cismin birim miktarının yanması sonunda asıl olan ısının kalori cinsinden miktarıdır. Birim gram ise değeri kalori, bilim kilogram ise ısı değeri kilokalori’dir.
(e) Buharlaşma veya Gazlaşma ısısı: Cismin yanabilecek hararette buharlaşması (veya gaz çıkarması) için dışarıdan verilmesi gereken ısıdır (Benzin -7 derecede buharlaşabilir).
(f) Alevlenme ısısı: Cisimlerin yanabilecek oranda buharlaşmaya (veya gaz çıkarmasına) başlamasını sağlayan ısıya alevlenme ısısı denir.Her cisim içinde değişiktir.



(g) Yanma ısısı: Yanmaya yani oksijenle birleşmeye başlamış cismin yanmasının devamı için daha bir süre ve ortalama olarak yanma derecesinin 8-10 derece üzerinde bir derece vermek gereklidir. Cisimlere göre değişik olmakla beraber ilave olarak verilmesi gereken ısıya yanma ısısı denir.
(h) Yararlı ısı: İstediğimiz yerde istediğimiz zamanda ve istediğimiz şekilde ve derecede kullanabildiğimiz ısıdır.
(ı) Zararlı ısı: İstemediğimiz yerde istemediğimiz zamanda ve istemediğimiz şekilde ve derecede ortaya çıkan ısıdır.

(2) Isının kaynakları:

(a) Doğal kaynaklardan gelen ısı
(I) Güneş
(II) Yıldırım
(III) Volkanlar

(b) Suni kaynaklardan gelen ısı
(I) Katı yakacaklı ısı kaynakları
(II) Sıvı yakacaklı ısı kaynakları
(III) Gaz yakacaklı ısı kaynakları
(IV) Elektrik
(V) Patlayıcı maddeler
(VI) Sürtünme


3. YANMANINI ÇEŞİTLERİ:
Yanma olayı dört şekilde meydana gelir.
a. Yavaş yanma
b. Hızlı yanma
c. Parlama – Patlama yanma
d. Kendi kendine yanma

a. YAVAŞ YANMA:
Yavaş yanma şu durumlarda meydana gelir.
(1) Yanıcı maddenin bünyesi itibariyle yanıcı buhar veya gaz meydana getirebildiği halde,
(2) Yeteri ısının olmaması halinde,
(3) Yeterli oksijen olmaması halinde,
Yavaş yanma meydana gelmektedir. Örneğin;
(a) Demir (F), Bakır (Cu), gibi metallerin havadaki oksijen ve hava ısısı ile oksitlenmesi olayında olduğu gibi, yanıcı madde buhar ve gaz çıkarmamakta dolayısı ile demir oksit ( Fe O) ve Bakıroksit (Cu O) oluşmaktadır.
(b) Sodyum (Na) alkali metalide çabuk okside olan bir elemandır.
(c) Canlıların solunum olayı da bir nevi yavaş yanma olayıdır.

b. HIZLI YANMA:
(1) Yanmanın bütün belirtileri ile oluştuğu bir olaydır. Yanmanın belirtileri ise Alev, ısı ve korlaşmadır.
(2) Bazı maddeler katı halden önce sıvı hale daha sonrada buhar veya gaz haline geçerek yanarlar (Parafin, mum gibi).
(3) Bazıları ise doğrudan yanabilen buhar çıkarırlar (Naftalin gibi)
(4) Yine bazı maddeler doğrudan doğruya yanabilen gazlar çıkarırlar (Odun, Kömür gibi)
(5) Meydana gelen bu yanıcı buhar ve gazlar oksijenle birleşirken Alev meydana gelir. Bir alevde üç kısım bulunur.

(a) Dış Kısım: Parlaktır ısı yüksek derecededir ve yanma tamdır.
(b) Orta Kısım: Yanma tam değildir, zira oksijenle temas olanağı daha azdır. Isı dereceside azdır.
(c) Çekirdek Kısım: Bu bölgede yanma yoktur yanıcı bölge veya gazların yanmak için sıra beklediği bölgede denebilir. İç ve orta kısımda hava akımı dolayısıyla bir takım yanmamış maddeler de çıkar ki bunlar duman ve kurumdur. Yine bazı maddeler buharlaşmadığı için yanıcı gazda çıkarmaktadır. Bu gibi maddelerin yanması korlaşma halinde alevlenme olmaktadır. ( Gazı alınmış Kok ve odun kömürleri, Sigaranın yanışı gibi) burada da alevlenmede olduğu gibi ısı ve ışık bariz şekilde görülmekte ve hissedilmektedir.

c. PARLAMA – PATLAMA ŞEKLİNDE YANMA:
Patlama kolayca ateş alan maddelerde görülen bir olaydır. (Benzin gibi) Patlama ise tamamen bir yanma olayıdır. Burada dikkati çeken husus; maddelerin tamamının bir anda yanmasıdır. Bunda maddenin birleşimi şekli büyüklüğü ve küçüklüğü ve nihayet oksijen oranın rolü büyüktür. Patlama ise bir anda patlayarak madde çeşitli gazlar haline gelmekte ve son derece büyük bir hacim genişlemesine uğrayarak etrafını zorlamakta ve patlamalar oluşmaktadır.

d. KENDİ KENDİNE YANMA:
Yavaş yanmanın zamanla hızlı yanmaya dönüşmesidir. Özellikle bitkisel kökenli yağlı maddeler normal hava ısısı ve oksijeni içine kolaylıkla oksitlenmekte bu oksitlenme sırasında ise gittikçe artan bir ısı çıkmaktadır. Zamanla doğru orantılı olarak artan bu ısı, bir süre sonra alevlenmeye yetecek dereceyi bularak maddenin kendiliğinden tutuşmasına neden olmaktadır.örneğin; Bezir yağına bulaştırılmış bir bez parçası yukarıda açıklandığı şekilde bir süre sonra alev olarak yanmaya başlayabilmektedir.




4. YANGIN:
a. YANGIN ÇEŞİTLERİ VE SINIFLANDIRILMASI:
Yangınlar yanıcı madde cinslerine göre çeşitli guruplara ayrılmıştır bunlar;

(1) A Sınıfı yangınlar: Katı yanıcı maddeler yangını; çeşitli odun, kereste ham mamul tekstil maddeleri kağıt v.b maddeler.

(2) B Sınıfı yangınlar: Sıvı yanıcı maddeler yangını; Gazyağı, benzin, mazot, fuol-oil, madeni yağlar, alkol, tiner, vernik boyalar v.b maddeler.

(3) C Sınıfı yangınlar: Gaz halindeki yanıcı maddeler yangını, likit petrol gazını (Tüpgaz), hava gazı, hidrojen v.b maddeler yangını.

(4) D Sınıfı yangınlar: Yanabilen hafif metaller yangını; Alüminyum, magnezyum v.b maddeler.

b. YANGININ SEBEPLERİ:
Yangının çıkmasına neden olan sebepler aşağıdaki gruplandırma içerisinde toplanır.
(1) Yangınlardan korunma önlemlerinin alınması
(2) Bilgisizlik
(3) İhmal
(4) Kazalar
(5) Sıçrama
(6) Sabotaj
(7) Tabiat olayları.



(1) Korunma önlemlerinin alınmaması:
Yangına sebebiyet veren nedenlerin başında kullanılan madde ve malzemelerin özelliklerine göre yanmalarını önleyici tedbirlerin alınması gerekmektedir. Mesela elektrik sistemi ile ilgili gerek tesisat gerekse sigorta sistemlerinin gerekli düzeyde yapılmaması, binalarda çatı kirişleri ile baca ilişkilerinin gereği gibi düzenlenmemesi, bacaların yeterli özenle sıvalanmaması, Likit petrol gazı kullanırken tüp kullanımı ile ilgili gerekli önlemlerin alınmaması, Soba ve kalorifer sistemlerinde gerekli tertibatın alınmayışı ve gerekli periyodik temizlik ve bakımlarının yapılmaması gibi nedenlerle yangın çıkmaktadır.




(2) Bilgisizlik:
Kullanılan madde ve malzemelerin yangına sebebiyet verebilecek özelliklerinin bilinmemesi yangın nedenlerinin en önemlilerindendir. Yukarıda açıkladığımız yangın önlemlerinin ne şekilde olacağını bilmemek ve öğrenmemek yangının çıkmasına her an sebebiyet verecektir. Mesela tavan arasına kolay ve çabuk tutuşabilecek eşyalar koymak, yakıt depoları veya yakıtla çalışan yerlerde kıvılcım çıkartacak etkenlerin bilinmemesi v.b durumunda yangının çıkması kaçınılmazdır.

(3) İhmal:
Kullandığımız madde ve malzemelerin yanıcı niteliğine göre alınacak tedbirler hakkında bilgi sahibi olunduğu halde, bu önlemlerin pek çoğu da alındığı halde ihmal yüzünden yangınlar olabilmektedir. Mesela ağaçlık yarlerde söndürülmeden atılan kibrit sigara izmariti gibi maddeler likit petrol gazı tüplerinin kibritle kontrol edilmesi, prizde ütü veya ocakta fişinin unutulması, piknik tüpleri üzerine geniş tabanlı tencere, kazan konularak uzun süre ısıtılması, sigortaya gereğinden fazla tel sarılması v.b. yapılmaması bilindiği halda ihmal edilerek yapılan işler yangına sebep olur.

(4) Kazalar:
İsteğimiz dışında meydana gelen bazı olaylarda yangına sebebiyet verir. Mesela trafik kazaları araç yangınına, iş kazaları makine ve bina yangınına, soba vb. cihazlarda meydana gelen kazalar ise bina yangınlarına sebebiyet verirler.

(5) Sıçrama:
Direk olarak yangın sebebi olmamakla birlikte yanıcı maddenin üzerine düştüğü zaman yangına sebebiyet veren, yanan cisimlerden koparak etrafa sıçrayan parçacıklardan meydana gelen yangın etkenidir. Mesela fabrika ve atölyelerde kaynak ve taşlama makinelerinden sıçrayan kıvılcımların etrafta bulunan benzin mazot v.b maddeler üzerine düşmesi sobadan sıçrayan yanan kömür parçalarının halı kilim v.s üzerine düşmesi sonucu çıkan yangınlar.

(6) Sabotaj:
Çeşitli amaçlar için bilerek ve isteyerek yangın çıkartılmasıdır. Mesela tarla yada ev yeri açmak amacıyla ormanların yakılması, bina iş yeri ve tesislerinin kundaklanması gibi kasti olaylardan yangın çıkabilir.

(8) Tabiat olayları:
Tabi olarak kendiliğinden ortaya çıkan yangınlardır. Mesela yıldırım düşmesi, güneş ışınlarından meydana gelen yangınlar gibi.



c. YANGIN ETKENLERİ:
(1) Bacalar
(2) Sigara Kibrit
(3) Kıvılcım
(4) Elektrik
(5) Benzin
(6) Likit petrol gazı
(7) Hayvanlar
(8) Yıldırım
(9) Güneş

(1) Bacalar:
Yapılarda ısı elde etmek amacıyla yakılan ateşten oluşan, duman ve gazları dışarı atmak için kullanılan kısımlara baca denilmektedir. Bacalar inşaat bakımdan genel olarak iki grupta yapılırlar.

(a) Bir veya birkaç ocağa ait tek çıkış yolu olarak yapılan bacalar
(b) Bir veya bir grup ocağa ait ayrı ayrı çıkış yolları olarak yapılan bacalar

Bacaların içlerinin sıvanmaması, yeterince geniş ve dik olmaması, gerekli temizliklerinin yapılmaması nedeniyle kurumların birikmesine neden olurlar. Biriken bu kurumların tutuşması sonucu yangına sebebiyet verirler. Birinci tipte yapılan bacalar inşaat açıdan mahsurlu olup mevzuatlarda aykırıdırlar. Bu tarz bacalar çekişi azaltır ve bacanın kısa zamanda çok miktarda kurum tutmasına neden olur.

(a) Kurum ve tutuşması:
Yakıt maddesinde bulunan karbon ve uçucu maddeler (gazlar) havanın oksijeni ile birleşince yanma meydana gelir. Bu yanma tam yanma değildir. Duman neşreder, Co (Karbon monoksit) gibi zehirli gazlar çıkarır, yanmamış kömür tozları ve kurum meydana getirir. Kurum yakıt maddesinin cinsine tabi olarak muhtelif cins ve tertipte yani levha yapışkan sert ve toz halinde olabilir. Levha halinde olan kurum odun ve maden kömürünün yanmasından hasıl olur. Yapışkan turum ise bil hassa rutubetli olur, tunç ve linyit kömürlerinin yanmasından meydana gelir, kurum ıslak bir halde bacaya yapışır, sonradan kuruyarak sert ve pütürlü kurum şeklini alır. Levha halinde olan kurumla toz halinde olan kurumların temizlenmesi kolay olduğu gibi tutuşması halin dede kendiliğinden yanması ve sönmesi çabuk olur.
Baca yangınının işar-eteri ve tehlikesine gelince ocakta yakılan yakıtlardan meydana gelen ve çıkış yollarından toplanan maddelerinin neşrettiği kıvılcımların tutuşması halinde evvela fazla duman olur ve sonra parlak bir alev çıkmağa başlar, karakteristik bir koku hissedilir, borularda veya bacalarda çatırtı ve anormal bir horultu duyulur, yanma normal olarak çıkış yönünde ilerlemeye ve kurumların yanmasından hasıl olan kıvılcımlar ve alevler boru veya baca ağzından çıkmaya başlar, yanan kurumlar yayılarak büyük parçalar halinde etrafa saçılır. Bu yanma vaktinde hemen söndürme işlemi yapılmaz ise gittikçe artar ve bacada patlama ve çatlamalar olur. Bu çatlaklardan binaya sızan duman ve gazlar insan hayatı için tehlike doğurur ve aynı zamanda yakınında bulunan tahta gibi yanıcı maddeleri ateşler ve bu suretle binada yangın başlamış olur.
Yangın binayı kaplaması bu suretle olduğu gibi, bacaların hatalı şekilde yapılması olmasından ileri gelebilir.Döşeme ve çatı kirişi uçlarının baca duvarı içine sokulması bir inşaat hatasıdır. Kurumlar yanarken baca sıvalarının dökülmesi neticesi bu uçların tutuşarak ateşin döşeme ve çatı arasına doğru ilerlemesi de binanın yanıp kül olmasını sağlayabilir. Şu halde boru ve bacalarda kurum birikmesine mani fenni tedbirler alınmalı, boru ve bacalar sık temizlettirilmelidir.





(b) Bacaların inşasında dikkat edilecek hususlar :
(I) Kurum ve gazların açık havaya kolayca çıkabilecek ebatta baca yapılması,
(II) Baca içinden geçen gazların soğumadan açık havaya çıkışını kolaylaştırmak için bacaların mümkünse binanın dış duvarları üzerinden yapılması,
(III) Ocak bacalarının birbirleriyle irtibatlı olmaması her bacanın ayrı ayrı müstakil olarak yapılması,
(IV) Baca meyilinin fazla olmaması dik sütunların halinde yapılması ,
(VI) Bacaya soğuk hava karışmaması için bacada çatlak bulunmaması ve sıvalarının düzgün yapılması,
(VII) Baca dahilindeki gazların çıkışına sebep olacak sert köşe yapılmaması,
(VII) Kalorifer ocakları kanallarının kısa yoldan bacaya bağlanması.

(c) Baca yangınlarının söndürülmesi:
Birinci yol ilk iş olarak bacayı alt kısmından söndürmeye başlamak, bunda başarı elde edilmez ise ateşin eriştiği en yüksek noktanın üstünden ve bacadan açılacak delikten suyu sis olarak vermek. Sis halindeki su ısı ile buharlaşması neticesi soğuma ve boğma yolu ile söndürmeyi sağlamak gerekir.
İkinci bir yol ise bacanın üst ve alt ağızlarının ıslak çuval ve kaba dokulu kolon kumaş parçalarıyla tıkanması neticesi söndürme sağlanmış olur.



(d) Sigara ve kibrit:
Dikkatsizlik yüzünden çıkan yangınların sebepleri arasında bil hassa sigara başta gelmektedir. İstanbul’da 1960 senesi zarfında vuku bulan 1481 yangından 365 adedinin sigaradan çıkmış olduğu istatistiklerle sabittir. Ülke çapında ise 1982-1983 yılında çıkan 23506 yangından 4560 tanesinin yine sigara izmaritlerinden çıkmış olduğu tespit edilmiştir. Sigara ateşinin ortalama sıcaklık derecesi 800c civarında olduğu söndürülmeden atılan sigaranın yanıcı, patlayıcı ve parlayıcı maddelere teması neticesinde yangın çıkabilir. Eğer söndürmeden yere atılan bir sigaranın, rüzgar tesirli sürüklenerek temas ettiği yanıcı maddeyi tutuşturduğu bur gerçektir.





(e) Kıvılcım:
Yanan bir kütleden koparak etrafa sıçrayan küçük parçacıklara kıvılcım denir. Bu parçacıkların yanar veya kor halde bulunması düştüğü yerdeki maddenin cinsine göre yanma olayının meydana gelmesine sebebiyet verir, zamanında fark edilmeyen bu durum büyüyerek yangınların doğmasına neden olur. Rüzgar; kıvılcımın etrafa yayılmasında büyük etken olduğu kadar kül halinde ve kor halinde bulunan parçacıkların ateş (alevli) haline dönüşmesin de büyük etkendir.
Bir yangının kıvılcımdan çıktığını tespit etmek için, yangın yerindeki rüzgar yönünü, suratını ve şiddetini tayin etmek lazımdır. Çok süratli rüzgarlarla sağa sola sürüklenen kıvılcımı yok etmek için öncelikle çıkış noktasını bularak buradaki yanma olayını yok etmek gerekmektedir.
Kıvılcımların kaynağı genellikle ;
(I) Mangallarda yanan ateşler
(II) Sobalarda yanan ateşler
(III) Bacalar
(IV) Tiren bacaları
(V) Motorların egzostları
(VI) Sönmemiş sigara ve pipolardır vb.

(f) Elektrik:
Elektrik enerjisi normal ve dikkatli kullanılmadığına ne kadar yararlı ise yanlış ve dikkatsiz kullanılması halinde de o derece zararlıdır. Elektrik enerjisinden elde edilen ısı, akımın nakleden tesisat ve malzemede olan bozukluklar yangınlara neden olmaktadırlar ısı elde etmek amacıyla kullanılan elektrikli cihazlarda zaman faktörü büyük rol oynamaktadır (Direnci 10 Ohm olan bir elektrik sobasından 5 amperlik akım geçirilerek 10dk çalıştırılırsa ısıya dönen enerji 3600 kaloridir. Direnç ve akım sabit kalarak sobayı 20 dakika çalıştırılırsa ortaya çıkan enerji 7200 kalori olacaktır. Bu ısıda kolay tutuşabilen maddelerle temas halinde olursa kolayca yangın ortaya çıkabilmektedir). Elektrikten çıkan yangınların nedenleri genel olarak iki ana gurupta toplanabilir;
(I) Elektrik enerjisi kullananların ihmal ve dikkatsizliğinden kaynaklanan yangınlar,
(II) Elektrik tesisatından kaynaklanan yangınlar.

(I) Elektrik kullananların ihmal ve dikkatsizliği:
Elektrik enerjisinden ısı kaynağı olarak yararlanmak amacı ile yapılan cihazların kullanılmaları esnasında kullanma talimatlarına uygun kullanılmaması, ihmal ve tedbirsizlik sebebiyle kullanımlarının bitiminden sonra fişlerinin çekilmemesi yukarıda bahsettiğimiz zaman ile orantılı olarak yangınların çıkmasına neden olurlar. Yangın istatistiklerinde bu sebeplerden çıkan yangın sayısı bir hayli kabarıktır.

(II) Tesisattan kaynaklanan yangınlar:
Elektrik tesisatlarının talimatlara uygun bir şekilde yapılmamamsı halinde büyük bir yangın tehlikesi arz eder. Isı nedeniyle elektrik kablolarında meydana gelen erimeler neticesinde tellerin birbirine teması (kısa devre) ile ortaya çıkan şiddetli akımın kolay yanabilen maddeleri tutuşturarak yangın çıkarması mümkündür. Kısa devreler elektrik nakil hatlarının kemirici hayvanlar tarafından tahribi neticesinde de oluşabilirler. Elektrik sigortalarının atması halinde yenisi ile değiştirilmeyip tel sarılarak kullanılması, sarılan bu telin kalın olmasının yangınlara sebebiyet verdiği de bilinen bir gerçektir.



(g) Benzin:
Benzin petrolden elde edilen kolaylıkla yanabilen bir sıvı maddedir. Özgül ağırlığı 0.75 gram/santimetreküptür. Benzin ve vb. maddeler (Mazot, tiner, alkol, solvent, gazyağı vb) kolaylıkla buhar haline geldiklerinden hava ile karışarak kolaylıkla yanıcı hale gelirler. Benzinin alevlenme ısısı 40-41derece olduğundan kapalı yerlerde patlatma, açık yerlerde parlama şeklinde yanma meydana gelir. Benzinin hava ile karışımı %1,5 veya 7.6 oranında ise yanma olayı oluşabilir. Benzin buharı bulunan veya bulunabilecek yerlerde alev ve kıvılcım çıkartan alet, malzeme kullanılmamalıdır.



(h) Likit Petrol gazı (LPG):
Sıvı petrol gazı da dediğimiz bu gaz petrol yan ürünlerindendir. Ham petrolün damıtılması sırasında elde edilen ürünlerin yanı sıra hidrokarbon sınıfı (etan, metan, propan, bütan, etilen metilen vb. gazlar) gaz maddelerde ortaya çıkmaktadır. Ancak fiziksel özelliklerinden dolayı basınç altında sıvı hale gelebilen ve üzerinden basınç kaldırıldığı zaman tekrar gaz haline dönen propan ve bütan gazı sanayi ve evlerde yakacak olarak geniş bir kullanım alanı bulmuştur. Bu gazlar kullanılması sırasında gerek kullanan gerekse imalat hataları nedeniyle yangınlara sebebiyet vermektedirler.



(ı) Hayvanların sebep olduğu yangınlar:
Açık ateş kullanılan yerlerde başı boş bırakılan hayvanlar yangın çıkarabilirler. Kedi ve köpek gibi bilhassa evlerde bulundurulan hayvanların gaz lambası, gaz ocağı, ispirto ocağı ve mangal gibi şeyleri devirmeleri suretiyle yangına sebebiyet vermeleri mümkündür. Bu hayvanların birden ziyade bir evde bulundurulması tehlikeyi daha da çoğaltır. Kümes ve ahır hayvanlarının bulunduğu yerlerde gaz lambası ve mum gibi açık ateşli aydınlatıcı araçlar bırakmak hiç de doğru değildir. Depolarda ambarlarda ve büyük mağazalarda bulundurulan, kedi ve köpeklerin yangın vukuunda tutuşarak ilk anlarda harice yangın çıkmasına ve ateşin genişlemesine sebep olurlar.

(i) Yıldırımdan çıkan yangınlar:
Yıldırım; bulutlarının taşıdıkları elektriklerin bir buluttan diğer buluta veya bir buluttan toprağa boşalması olayıdır. Birkaç kısma ayrılan yıldırım parlayıcı ve patlayıcı bir maddeye rastlayacak olursa yangın çıkabilir. Yıldırım; eşyaları harap eder, insan ve hayvanları öldürür, yanıcı cisimleri ateşleyebilir ve madeni cisimleri eritir. Yıldırımdan çıkan yangınları tespit etmek oldukça kolaydır. Yıldırımın karakteristik hasarı aşağıda gösterilmiştir.

(II) Demir aksam mıknatısı bir hal alır
(II) Ahşap kısımlar ufak parçalara ayrılır
(III) Sıvalar bozulur
(IV) Toz ve kurum izlerine rastlanır
(V) Madeni eşyaların şekli değişir
(VI) Cam ve taşlar delinir
(VII) Yağlı boyalar kömür haline gelir
(VIII) kükürt kokusu hissedilir
Yıldırımdan korunma (yıldırımlık) Talimatnamesi gereğince patlayıcı maddelerin imalı, istifi ve kullanılması için edinilen depo ve binalar, kolay yanıcı ve zor söndürülen maddelerin imali, istifi ve ihtimali için kullanılan depo ve binalar Tiyatro, Cami, Okul, Üniversite binaları, sergi binası, hapishane, fabrika elektrik ve su tevzi merkezleri büyük ticarethane, banka, kışla, depo, silo, otel demiryolu istasyonları binaları, mahkeme, müze, kütüphane gibi toplantı yerleri binalarında (paratoner) tesisatı bulunması zorunludur. Bu tesisat iyi yapılmadığı ve iyi bakılmadığı taktirde bulundukları binaları yıldırımdan koruyamaz.




(j) Güneş ısısı ile çıkan yangınlar:
Güneş ışığı doğrudan yangın çıkaran bir unsur olabileceği gibi yangının oluşumuna yardım eden bir etken olarak ta incelenebilir. Güneş ışığı özellikle metal ve yansıtıcı olmayan (ışığı absorbe eden) yüzeyler üzerinde sıcaklık artışına neden olduğundan bu tip yüzeylerin altında bulunan kolay yanıcı maddelerin tutuşması veya buhar çıkarmasına neden olur. İçinde hava kabarcığı bulunan camlar, gözlük camları dolu veya boş cam şişeleri güneş ısısını bir noktaya toplayarak ısıyı arttırırlar. Bu nokta şayet kolayca yanabilen cisimler üzerinde ise yangın çıkabilir. Güneş ışınları altında kaldıkları zaman, doğrudan doğruya ateş alan cisimleri bulunduğu gibi bu cisimlerin benzin dolu bir şişeye isabeti neticesinde patlamaya da sebep olabilir.
Bulundukları kapları patlatan cisimler ise güneş ısıları altında buhar veya gaz haline geçerler ve patlamalara sebep olurlar. Örnek; benzin, eter, aseton ve ham petroldür.
Bunlardan başka hidrojen, karbon monoksit ve asetilen yanar gazlara örnek olarak gösterilebilir. Güneş ısısını alarak kurumuş halde bulunan saman, ot, keten, yün, pamuk gibi cisimler yeterince ısı almaları neticesi yangınlar çıkabilir.

d. YANGININ YAYILMASI:
Yangın beş yolla çevreye yayılmaktadır. Temas, çevirim, ışınım, akma-sıçrama, elektrik akımı.
(1) Temas: Isını temas yoluyla yayılması için ısıya temas eden cismin ısıyı ileten bir madde olması gerekir. Örneğin; Bir ucu yanan bir ocağa sokulmuş demir çubuğun diğer ucunda ısınır ve temas ettiği halı, kilim kumaş kağıt gibi şeyleri
zamanla tutuşturabilir. Burada maddenin ısıyı iletme kabiliyeti de önem taşır.
(2) Çevrim: Isınan gaz ve sıvıların, ısınma sonucu hacimleri genişler ve bunun sonucunda da hafifleyerek yukarıya çıkarlar. Çevirim yolu ile ısının yayılmasının esası kadar ısınan ve bunun sonucu hafifleyen gaz ve sıvılar, esas ısı kaynağından uzakta yeni ısı ile direkt teması bulunmayan kısımlardaki cisimleri de ısıtır. Bu şekilde devam eden ısı kaynağın kuvvetine göre, uzak mesafedeki yanıcı maddeleri bir süre sonra alevlenme derecesine kadar ısıtır ve nihayet tutuşmasını sağlar.
(3) Işınım: ısıda ışık gibi, ışınlar haline yayılmaktadır. Her ısı kaynağından ışık ışınları da çıkmakta ve kaynağın gücüne göre belli uzaklığa kadar bu ışınlar birer doğru halinde yayılmaktadır. Güneş ışığı dünyaya aynı şekilde gelmektedir.
(d) Akma-sıçrama: akma sıvılar için, sıçrama ise katı veya korlaşabilen maddelerle ısının veya yangının yayılma şeklidir.
(e) Elektrik Akımı: Elektrik birçok tehlikesine karşı bir yangın sebebidir ısı kaynağına yakın olan yerlerdeki kabloların izoleleri ısı etkisi ile yumuşamakta ve bozulmaktadır. Bu ise tesisatı kısa devre kontaklara neden olmakta, sigortalarda arızalı ise yanan noktanın uzağında sırf elektrik kontağından yeni tutuşmalar meydana gelmektedir.


e. YANGINLARI ÖNLEYİCİ TEDBİRLER:
Yangını, mutlak önleyici tedbir düşünülemez. Zira yangını oluşturan üç unsur (yanıcı madde, oksijen ve ısı) hayatın vazgeçilmez ihtiyaçlarıdır. Öyle ise önleyici tedbirler alarak nelerin üzerinde durulacaktır. Üzerinde duracağımız konu da budur.
Mutlak surette yangını önlememekle beraber büyük oranda yangın ihtimalini azaltıcı, önleyici tedbirler vardır.

(1) İnşa bakımıdan önleyici tedbirler:
İnşa bakımıdan önleyici tedbirler olarak şu hususlar üzerinde durmak gerekir.
(a) İnşaat ve dekorasyon malzemesi: Olanaklar ölçüsünde dekorasyon malzemesi yanmaz veya zor yanıcı maddelerden seçilmelidir. Estetik açıdan düşünülerek dekorasyonda ahşap malzemelerden mümkün olduğu ölçüde kaçınılmalıdır.
(b) Bacaların inşa durumu: Ahşap çatılı binalarda bacaların inşa durumu da başlı başına bir yangın sebebidir. Bacalarda yangın sebebi olan inşaat hatalarını şöyle sıralayabiliriz
(I) Bacaların çatı arasından geçilirken payanda ve tahtalara temas ettirilmemesi normalde bacanın bu ahşap kısımlardan 10-15cm. açıktan geçmesi gerekir.
(II) Bacaların inşası sırasında içlerinin sıvanması; Bacaların içi ancak inşa sırasında sıvanabilir. Sıvanmamış bacalarda tuğla aralarında boşluklar aralıklar bulunmakta ve buralardan kıvılcımlar çatıya geçmektedir. Ayrıca bu şekildeki bacalarda kurum toplanmakta kurum ise tutuşabilmekte, buradan çatıya veya depo olarak kullanılan çatı aralarında, buradaki kolay tutuşan maddeleri yakmaktadır. Bacalar bu şekilde inşa edilmiş ise en azından dıştan kalın bir sıva ile sıvanmalıdır, Zira onun içten sıvanması imkansızdır.
(III) Buradaki inşaat hatasının çatı üstündeki kısmının yeteri kadar yüksek olmamasıdır. Bacalar hem yangın bakımından hem de bacanın iyi çekmesi bakımından çatının tepe noktasını aşacak şekilde yapılmalıdır. Yükseltilmemiş bacadan sıçrayacak kıvılcımlarla da yangın çıkmaktadır.
(c) Yangın bölme duvarları: Ahşap çatılı binaların çatıları ne kadar uzun olursa olsun tek bölmeli çatı halinde yapılmaktadır. Bu durum ise çatının herhangi bir yerinde çıkan yangının kolayca bütün çatıyı kaplamasına neden olmaktadır. halbuki; bu uzun ve geniş çatılar tuğla duvarlarla bölmelere ayrılsa, ortalama 10 m. aralıklarla ve çatı üzerinde de 75cm. kadar yükseltilse herhangi bir bölmede çıkan yangın diğer bölmelere daha zor geçecek veya hiç geçmeyecektir.
(d) Asansör motor daireleri ve havalandırma bacaları: Asansör motor daireleri genellikle çatı içerisinde bırakılmaktadır. Bu durumda alt katlarda ki yangın baca görevi yapan asansör boşluğu yolu ile motor dairesine ve çatıya sıçramakta ve büyümektedir. Motor dairesinin çevre duvarları çatıyı kesip dışarı çıkmalı ve üzeri kapatılmalıdır. havalandırma bacaları da keza çatı arasında son bulmalı. çatıdan dışarı çıkmalıdır.
(e) Bacaya yakın yapılan kapı ve pencere söveleri: Kapı veya pencere söveleri (pervaz) odalardan geçen baca duvarlarına yakın veya bitişik yapılmakta veya belirli takozlarla baca duvarlarına tutturulmakta bu ise ısınma ve takozların zamanla tutuşması sonucu yangın çıkabilir. Ayrıca buralara gömme dolap yapılmaktadır ki çok sakıncalıdır.
(f) Yangına hassas yerlerin ayrılması: Yangına karşı hassas yerlerin inşaat arasında diğer bölümlerden ayrı yapılması mutfak, depo, akaryakıt tesisleri, kalorifer tesisatı vs.
(g) Yanmaz boya veya maddelerle kolay yanıcı maddelerin üzerinin boyanması: Bir tedbir olarak bu hususların inşaat sırasında dikkate alınması son derece yararlıdır.
Yukarıda sayılan tedbirlere rağmen yinede yangın çıkabilir hele savakta mutlaka çıkacaktır. Binanın inşaat tarzı ve yapım planı, çalışmaların kolay yada zorlukla yapılmasına neden olacaktır.
(h) Yangın merdivenleri: Yangın merdivenleri; inşaat yapılmadan yapının özelliği ve görünümü bozulmayacak şekil ve yere projede konulur.
(I) Yangın merdivenlerinin yerleri görülecek şekilde belirtilmelidir.
(II) Ulaşması kolay ve yakın yerlere yapılmalıdır.
(III) Binalarda yukarıdan aşağıya doğru genişleyecek şekilde yapılır.
(IV) Bina büyüklüğüne ve mevcut sayısına orantılı olacak şekilde geniş yapılmalıdır.
(V) Lüzumsuz eşyalar ile asla kapatılmaz, kilitlenmez.
(VI) Yuvarlak yapılmaması daha idealdir.
(VII) Kafes şeklinde yapılmamalıdır.
(VIII) Hava sirkülasyonu olmayan yere yapılmalıdır.
(IV) Malzeme (ısınmaz malzeme kullanılır) hafif metal kullanılır.

f. YANGIN SÖNDÜRME USULLERİ (PRENSİPLERİ):
Meydana gelmiş bir yangın olayını ortadan kaldırmak için (söndürebilmek için) yanmanın şartlarlında belirttiğimiz üç esasın birisinin yok edilmesi gerekmektedir. Bu esasları hatırlayacak olursak yanma olayının meydana getiren yanıcı madde, ısı, oksijenden herhangi bir tanesinin ortadan kaldırılması yangın üçgenini de izah edildiği gibi yanmayı ortadan kaldıracaktır. Bu temele dayanılarak yangın söndürme prensiplerini aşağıda gösterilen şekilde siste matize edebiliriz.

(1) Soğutarak söndürme (ısıyı azaltma veya ortadan kaldırma):
(a) Su ile soğutma
(b) Yanıcı maddeyi dağıtma
(c) Kuvvetli üfleme
(2) Havayı kesme (oksijeni yok etme veya oranını düşürme):
(a) Örtme
(b) Boğma
(c) Oksijeni azaltma
Yanıcı maddeyi ortadan kaldırma;

(a) Soğutarak söndürme:
Yanma sırasında yanıcı maddenin ısısı maddenin cinsine göre yanma ısısının altına düşürülürse yanma olayı ortadan kalacaktır. Yanma ısısını düşürücü usuller çeşitli olmakla beraber en çok kullanılanları şunlardır.

(I)Su ile soğutma :
Su ile soğutma soğutarak söndürme prensipleri içerisinde en başta gelir. Suyun elverişli fiziksel ve kimyasal özelliği yanında bol bulunması ve ucuz olması nedeniyle en çok kullanılan yangın söndürme maddesidir. Su yangının söndürülmesinde yanıcı maddeden ısı alarak yanma ısısını düşürme özelliğine sahiptir. Su sıvı halde bulunur. Isı ile temas ettiği taktirde buhar haline geçer bu esnada çevreden ısı absorbe eder. 100c derecede ki 1 gr su buhar olmak için çevreden 537 kalorilik ısı emer yangında kullanılan suyun ısısı 10-25c derece ortam sıcaklığında bulunduğundan 1gramının emdiği ısı miktarı yaklaşık olarak 600 kaloridir. Buda yanan cisimden emilen ısı olup yanma ısısını düşürür. Böylelikle yanan cismin ısısı buharlaşan suya aktarılmış olur yanıcı madde ısısı düştüğünden yanma olayı da ortadan kalkar.
Su yalnızca soğutma yoluyla değil aynı zamanda pülvarize (atomize, yağmurlama) şeklinde kullanıldığı zaman oksijenin kesme özelliğine haizdir. Su genellikle ahşap yangınlarında (A sınıfı)kullanılır. Ancak ahşap yangının çıkış nedeni elektrik ise yanan ortamdaki elektrik akımının kesildiği kesinlikle tespit edilmedikçe su ile söndürme yapılmaz.çünkü su iletken bir maddedir. Su yukarıda bahsedildiği gibi pülvarize şekilde kullanıldığı taktirde (Akaryakıt yangınlarında)B sınıfı yangınlarda söndürücü olarak kullanılır.Bu konuda havayı kesme bölümünde daha geniş bilgi verilecektir.


(II) Yanıcı maddeyi dağıtma:
Soğutarak söndürmenin bir başka türü de yanıcı maddeyi dağıtmaktır. Yanıcı maddenin dağıtılması bir an için daha geniş alanın hava ile (oksijen) temasa geçmesini sağlayacağından yangının genişlemesine neden olacaktır. Ancak yanan maddenin dağıtılmasıyla yangından oluşan toplam ısı bölünecek, yanan cismin bir kütlesine düşen ısı azalacak ve yangın yavaş yavaş sönecektir.Bu tip söndürmelerde dağıtılan yanan maddelerin çevresinden başka bir yanıcı maddenin bulunmamasına dikkat edilmelidir. Aksi taktirde yangının söndürülmesi yerine büyümesine sebebiyet verilir. Genellikle bu tip söndürmeler ahşap gibi kütlesel olan A sınıfı yangınlarda kullanılır. Unutulmamalıdır ki bu tip söndürmeler anında yangını söndürmez zamana bağlı olarak sönme olayı meydana gelir.
Bu tip söndürmeler yangının yayılmasına sebebiyet verdikleri için akaryakıt yangınlarında kati suretle kullanılmaz.

(III) Kuvvetli üfleme:
Yanan madde üzerinde kuvvetli olarak üfleyen hava alevin sönmesine ve yanan maddenin ısısının belirli oranda azalmasına neden olacaktır. Bu tip söndürme ilkesinde başlangıç yangınlarında başarı elde edilir. (mum, kibrit, çakmak, bir paça kağıt alevinin söndürülmesi gibi ) büyümüş ve belirli boyutlara ulaşmış yeterli söndürmeyi sağlayacak üfleme veya akımın sağlanması pratikte imkansız olduğundan söndürmeye yeterli olmayacak bir hava akımının sağlanması da büyüteceğinden ve yayacağından sakıncalıdır.

(b) Havayı kesme:
Yanma olayının meydana gelebilmesi için gerekli üç şarttan biri olan Oksijen yanma esnasında ortadan kaldırılır veya %14 ün altına düşürülürse yanma olayı ortadan kalkar. Oksijeni azaltarak ortadan kaldırarak yangının söndürülmesi usulüne havayı kesme denilmektedir.
(I) Örtme: Yanan maddelerin üzerine havayı kesmek (oksijeni ortadan kaldırmak) için örtülen veya yayılan maddelerle yapılan işleme denir. Örneğin; Akaryakıt yangınlarında köpük, klor, karbona manyak. Azot gibi maddeler yada çeşitli yangın yar için battaniye, kilim ve branda örtü olarak kullanılabilir.
(II) Boğma: oluşan yangının oksijenle ilgisini önlemek veya yanma için gerekli oksijen oranını azaltmak amacıyla yapılan işlemdir. Örneğin bir oda içerisinde çıkan yangını söndürmek için kapı ve pencerelerin hepsini kapatmak.
(III) Oksijeni azaltma: yanma olayının oluşabilmesi için ortamda en az %14 oksijen bulunması gerekmektedir. Oksijeni azaltıcı maddeler kimyevi tozlar, karbondioksit gibi maddelerdir.

g. YANGIN SÖNDÜRMEDE KULLANILAN MADDELER:

(1) Su:
Yangı söndürmede en fazla kullanılan madde sudur. Su; Serinletici, kapatıcı, akıcı, karışıcı ve yayılıcı özelliklere sahiptir. Normal hareket derecelerinde oldukça ağırdır. Suyun söndürücü özelliği yanan maddeyle temasa geçmesiyle ortaya çıkar. Bu söndürme özelliği çok yönlüdür. Elektrik yangınları hariç diğer bütün yangınların söndürülmesinde kullanılır.




(2) Karbondioksit(CO2):
Karbondioksitin söndürme özelliği, yanıcı maddenin üzerindeki havayı kovarak, yani oksijensiz bırakarak yangını boğma yoluyla söndürmedir. Akaryakıt ve elektrik yangınlarında kullanılır. Gaz halinde olduğu için ateşin üzerinde kolayca dağılarak yanıcı maddelerin üzerini kaplar. Yanıcı madde üzerine kendi tazyiki ile püskürür, elektriği iletmez yalıtkandır. Yangın söndürme tüplerinde kullanılan karbondioksit sıvı haldedir.
(3) Kuru kimyevi toz:
Kuru kimyevi tozlar akaryakıt yangınlarında ve elektrikle çalışan makinelerin yangınlarında kullanılmaktadır. Kuru kimyevi tozlar genellikle sodyum bikarbonat asıllıdırlar. Ancak depolama, muhafaza ve kullanışı kolaylaştırmak amacıyla içlerine stearatlar, trikalsiyum fosfat gibi bir takım maddeler katılır.

(4) Halojenli söndürme maddeleri:
Renksiz kokusuz ve elektrik iletkenliği olmayan bir gaz olup söndürme işlemini yanıcı madde ve oksijeni kimyasal reaksiyonu bozmak suretiyle gerçekleştirir. Bu tür söndürücüler genellikle sabit ve otomatik yangın söndürme sistemlerinde kullanılmakta olup ayrıca sıvılaştırılmış ve sıkıştırılmış gaz olarak muhafaza edilirler. Kapalı yerlerde kurulan sistemlerde gazın etkili olabilmesi için dışarı çıkabileceği pencere, kapı veya herhangi bir açıklığı olmaması önemlidir.

(5) Köpük:
Foam kimyasal bileşiktir. Basınçlı su ile karıştığında, karışım köpük yapıcıda tazyikle geçerken hava ile karışır ve köpüğü meydana getirir. Köpük yangın yüzeyini battaniye gibi tamamen kaplar, hava ile teması keser ayrıca soğutma özelliği vardır. Bu nedenle iyi bir söndürücüdür. Kullanıldığı alanlar ise; rafineriler, kimya laboratuarları, akaryakıt tankerleri hava alanları ve benzeri yerlerdir.

5. YANGINA MÜDAHALE VE ÇEŞİTLİ YANGINLAR:

a. YANGINA MÜDAHALE:
Yangına etkili bir şekilde müdahale için müdahale gurubunun; konumu, disiplini ve eğitimi aynı zamanda araç, gereç ve malzemelerinin her zaman için hazırda bulunması çok önemlidir.

(1) Haberleşme sistemi
(2) Yangın haberinin alınması ve personele duyurulması
(3) Gurubun hareket tarzını bilmesi
(4) Yangın yerinde dikkat edilmesi gereken hususlar
(5) Müdahale esnasında dikkat edilmesi gereken hususlar
(6) Araç gereç ve malzemelerinin toplanması ve geri dönüş

(1) YANGIN SÖNDÜRME ÇALIŞMALARININ ORGANİZASYONO (GENEL):
(a) Yangın söndürme çalışmalarında organizasyonu yürüten; oradaki en yetkili kişidir.
(b) Yangın söndürme hızı, isabetli ve etkili bir müdahaleyi gerektirir.
(c) Yangın söndürme acil bir operasyon niteliğidir.
(d) Yangın söndürme çalışmaları soğukkanlı bir şekilde yürütülmelidir.
(e) Yangın söndürme çalışmalarında her personel ne yapacağını bilmelidir.
(f) Müdahale tereddütsüz, kesin kararlı olunmalıdır.
(g) Yangın çalışmalarında kopukluk başarısızlığı getirir.
(ğ) Yangın çalışmalarında kargaşa ve panik başarısızlığı getirir
(h) Yangın çalışmalarında emir-komuta zinciri sağlıklı olmalıdır.
(ı) Yangın söndürme çalışmaları iyi düzenlenmelidir.
(i) Yangın söndürme çalışmalarında personel kendini iyi korumalıdır.
(j) Yangına müdahalede çıkış noktasından değil, yayılma noktalarından, yangının arkasından önüne geçerek söndürmeye çalışılmalıdır.
(k) Yangın söndürüldükçe ilerleyerek kontrol altına alınmalıdır.
(l) Yangın söndürme çalışmalarında lansı kullanan personel, pülverize sistemle müdahaleyi yaparken kendisini de korumayı bilmelidir.
(m) Yangın söndürme çalışmalarında, yangın binanın içerisinde ise dışarıdan müdahalenin tersine içeriden müdahale yapılmalıdır.
(n) Yangın yerinde hortum açma işi düzenli ve çabuk yapılmalıdır.
(o) Yangın isabetli su verilmelidir.
(p) Dumanlı yangınlarda vetilasyon sağlanarak söndürme yapılmalıdır.




b. AKARYAKIT YANGINLARI:
Günlük yaşantımızın türlü alanlarında kullandığımız benzin, mazot, gaz yağı vb. ürünler yeraltından çıkarılır ve ham petrolün dağıtımından elde edilir. Yanıcı ve akıcı olduklarından genel olarak akaryakıt adını alırlar. Ham petrol yer altından çıkarılan, koyu renkte, pekmez kıvamında bir sıvıdır. Milyonlarca yıl önce dünyanın coğrafi ve jeolojik yapısında meydana gelen değişmeler; yer sarsıntısı ile yüksek basınca maruz kalması sonucu ham petrol oluşmuştur. Ham petrolü ilk defa Amerikalılar 1859 yılında toprağı burgu ile delip yeryüzüne çıkarmışlardır.

(1) Akaryakıtların özellikleri:
(a) Akaryakıtlar suya göre daha hafiftirler.
(b) Akaryakıtların yana bilmesi için önce buhar haline gelmesi ve sonrada hava ile karışması gerekmektedir.
(c) Sıvı haldeki akaryakıtlar yanmazlar.
(d) Akaryakıtlar yanıcı olabilmek için çıkardıkları buhar havadan ağırdır. Bu nedenle bulundukları yarin alçak noktasına çökerler. Bil hassa rüzgarsız sakın havalarda çevredeki hendek ve çukurlarda, kuyularda biriken akaryakıt buharları tehlikeli durumlar oluştururlar.
(e) Akaryakıt buharı teneffüs edilirse zararlıdır. Baş dönmesi baygınlık ve ölümlere neden olabilir.
(f) Tam dolu olan akaryakıt tanklarının veya varillerin içlerinde ayrıca bir buhar ve hava hacmi bulunamayacağı için patlamalarına ve yanmalarına teorik olarak imkan yoktur.
(g) Bunun yanında boş varil ve tanklar içlerinde buhar ve hava hamcı bulunabileceği için daima tehlike yaratabilirler. Bu sebeple boş sarnıçlı kamyonlara, boş tank ve varillere ateş ile yaklaşılması doğru değildir.

(2) Akaryakıtların yanması:
Akaryakıt buharlarının yanmaya başlamaları için, açık alev veya ateş ile temasa gerek yoktur. Yanma noktalarına kadar ısınmaları yada ısınmış bir cisim ile temas etmeleri alev için yeterlidir. Akaryakıtların yana bilmesi için buhar haline geçerek hava ile karışması zorunludur. Benzin düşük sıcaklıkta buhar haline geçebilir. Mazot, uçak yakıtı, gaz yağı, vb. ağır akaryakıtlar ısıtılmadıkça buharlaşmazlar.

(3) Akaryakıt yangınları nasıl oluşur:
(a) Açık kaplardaki akaryakıtın buharlaşarak çevreden ateş alması.
(b) Temizlik nedeniyle benzin ve gaz yağı gibi petrol ürünlerinin kullanılması sonucu oluşan buharların ateşle teması sonucu oluşan buharların ateşle teması sonucu.
(c) Akaryakıt tanklarını temizlemek amacı ile kapaklarının açılması sonucu oluşan buharların ateşle teması sonucu.
(d) Akaryakıt buharlarının; bulunduğu yerlerde çalışan motorlardan çıkan kıvılcımlarla temas etmesi ve elektrik şasesi sonucu.

(4) Akaryakıt yangınlarına müdahale :
(a) Akaryakıt yangınları genellikle; dolum ve boşaltım tesislerinde, depolama tesislerinde ve nakliye sırasında meydana gelmektedir.
(b) Akaryakıt yangınlarında boğma sistemi kullanılarak yanıcı madde ile havanın ilişkisi kesilmelidir.
(c) Su akaryakıt yangınlarına pulverize (yağmurlama) şeklinde işlenirse hem soğutur hem de havayı keserek sönmesinde yol açar. Daha sonrada köpükle birlikte kullanılmalıdır.
(d) KKT ve CO2 başlangıç halindeki akaryakıt yangınlarının söndürülmesinde etkilidir. Oksijenle olan teması kesmek suretiyle yangını söndürmek mümkündür.
(f) Özgül ağırlık bakımındın akaryakıt; yağdan ve sudan daha hafiftir. 15-20 cm kalınlıkta bir örtü oluşturarak yanan maddenin hava ile ilişkisini keser. Köpüğün rüzgar ve ısıya dayanıklı olması, düzey ve yatay yüzeylerin kaplama özelliği akaryakıt yangınlarında ana söndürücü madde olarak kullanılmasını gerekli hale getirmiştir.
(g) Açık alanlarda meydana gelen akaryakıt yangınlarına önü kesilerek müdahale edilmelidir.
(ğ) Akaryakıt bulunan kapların depolandığı yerlerde meydana gelen yangınlara, dışarıdan müdahale edilmeli içeri girilmelidir.
(h) Akaryakıtın çok hızlı yanması, bir den parlaması içinde bilindiği kabı yırtması, yanarak alev seli şeklinde çevreye yayılması karakteristik özelliğidir. Bu nedenle çok yakın plandan müdahale edilmemelidir.
(ı) Akaryakıt yangınlarının söndürülmesinde uygulanacak yöntem ve söndürücü madde; yanan akaryakıt miktarına, içinde bulunduğu kaba ortama göre değişmektedir.
(i) Akaryakıt tank ve tankerlerinde meydana gelebilecek yangının söndürülmesi öncelikle hava ile teması sağlayan kapakların kapatılması ile mümkündür. Ancak böyle bir durum mümkün değilse yangının söndürülmesinde su ve köpük birlikte kullanılarak çalışma yapılmalıdır.

DİKKAT
“KÖPÜK” AKARYAKIT YANGINLARININ SÖNDÜRÜLMESİNDE
EN ETKİLİ SÖNDÜRÜCÜDÜR.


c. LİKİT PETROL GAZI YANGINLARI:
Organik teoriye göre milyonlarca yıl önce yaşamış bitki ve hayvan artıklarının basınç ve ısının etkisi ile kimyasal değişikliğe uğraması sunucu meydana gelmiştir. Doğal gazın yaygın olarak kullanılmasına dünyada 1960’lı yıllardan sonra, ülkemizde ise 1989’lu yıllardan sonra başlamıştır.

(1) Doğalgazın kaynakları :
Genel olarak doğalgaza sıradağ yamaçlarında petrol yatakları ile birlikte veya serbest olarak rastlanmalıdır. Dünyadaki doğalgaz yataklarının dağılımı

Bulunduğu yer %
Bağımsız Devletler Topluluğu 37.4
Orta Doğu ( İran Körfez Ülkeleri ) 30.6
Kuzey Amerika ( ABD, Kanada ) 8.4
Pasifik. Orta güney Asya, G. Doğu Asya 7.1
Afrika ( Cezayir, Libya, Nijerya, Mısır ) 5.7
Orta Doğu Güney Amerika 5.5
Avrupa (Batı ve Kuzey Avrupa, kuzey Denizi ) 5.4

Ülkemizde Mardin “Çamurlu” sahasında yaklaşık 1 milyar metreküplük rezerv, Trakya’da ise 14 Milyar metre küplük rezerv vardır.

(2) LPG’ nın özellikleri ve kullanım alanları :
(a)Hava ile karışmadıkça yanmazlar
(b) Yanıcılık limitleri %2-8 arasındadır
(c) Teneffüs edilmesi halinde zehirlidirler
(ç) 1 litre sıvı LPG 550 gram kadar ağırlıktadır
(d) LPG buharları havadan daha ağırdır
(e) LPG hakikatte renksiz ve kokusuzdur fakat emniyet mülahazası ile kerih esansı ilave edilir
(f) Kap içinde tazyik altında sıvı halde iken %10 a kadar hacim değiştirebilirler
(g) LPG ekseriyetle propan ve bütan gazlarının karışımıdır
(h) Bütan daha tembel fakat propan daha hareketli gazdır
(ı) Bir kova içinde sıvı LPG aniden yere dökülecek olursa yerde henüz yayılma fırsatı bulmadan buharlaşır
(i) Sıvı LPG insan derisi ile temas ederse ciddi donmalar yapar
(j) Aniden buharlaştığı için dokunduğu yeri dondurur.
Kullanım alanları;
(a) Mutfaklarda ( ocak, fırın ve mutfak cihazlarında)
(b) Su ısıtıcılarında ( Şofbenlerde ve kombiler )
(c) Sobalarda ( EGO’dan onaylı sobalar )
(d) Kat Kaloriferlerinde ( EGO’dan onaylı )
Ayrıca Doğalgazdan sanayide amonyak, metanol, hidrojen, mürekkep, zamk, sentetik, lastik, fotoğraf filmi, deterjan, boya, dinamit plastik, antifriz ve gübre gibi maddelerde doğrudan hammadde olarak kullanılabilir.
Doğalgaz 40 bar’da ülkemize geliyor. Regülaj istasyonlarında basınç 15 bar’a düşüyor. EGO’ya teslim ediliyor. Değişik yerlere konuşlandırılan istasyonlarda basınç 4 bar’a düşüyor. Evlere, işyerlerine bina girişlerine kolonlarla önce 51 milibar, sayaç giriş vanalarında ise 21 milibar basınçla kullanılması sağlanılıyor. Cezayir’den alınan sıvılaştırılmış doğal gaz ise ülkemizde (yeşil) belediye otobüslerinde kullanılmaktadır.

(3) LPG Konusunda dikkat edilmesi gereken hususlar:
(a) Bu gaz tüplerle ve özel surette imal edilmiş sarnıçlı kamyon, vagon ve deniz araçları ile nakil ve tevzi edilmelidir.
(b) Dolu tüpler üzeri açık ve yan kapları tabanla aralıklı bulunan özel araçlarla nakledilmeli, umumi ve hususi araçlarla naklinden kaçınılmalıdır. Satış yerlerinden evlere dağıtım yapmak
(c) Dolu tüplerin muhafazasını sağlamak üzere yapılacak depolar için belediyelerce yer gösterilmeli, üzerinde iş yeri ve ikametgah, bitişiğinde bina bulunmayan, tabi ve cebri vantilasyon tertibatı olan tek katlı depolarda bulunacak tüp adedi tehdit edilmeli, dolu ve boş tüpler, arada en az bir metre geçit bırakılmak sureti ile istiflenmelidir.

(d) Bilhassa resmi daire ve müessese, hastane, kışla, otel, okul, han, sinema, tiyatro gibi halkın toplu bulunduğu yerlerle parlayıcı ve patlayıcı maddeler bulunmamalıdır.
(e) Depo ve satış yeri arasında en az 50 metre mesafe bulunmalı ve bu mesafe her ne suretle olursa olsun ihlal edilmemeli ve korunmalıdır.
(f) Likit Petrol Gazının havadan ağır olduğu ve bu tüplerin kaçak yapması halinde gazın zeminde toplanacağı kaydedilmişti. Gazın bu vasfı göz önünde tutulmalı ve satış yerlerinde muayyen adette tüpü geçmemek şartı ile,
(g) Zemin seviyesinden aşağı yerlere bodrumlara tüp konulmamalı,
(h) Dolu tüplerin konulduğu yerin bitişiğindeki binalarla kapı ve pencere vasıtasıyla da irtibat bulunmamalı.
(ı) Tüplerin konulduğu zemin ıslak ve rutubetli olmamalı ve ateşe dayanıklı malzemeden yapılmış olmalıdır.
(j) Bilhassa kapalı çarşılarda, pasajlarda, iş hanlarında, toplu halde yatılan yerlerde, eğlence yerlerinde ve patlayıcı ve parlayıcı madde depoları ile karpit depolarının altında veya bitişiğinde her ne suretle olursa olsun satış dahi yapılmamalıdır. Patlayıcı ve parlayıcı madde, karpit depo ve satış yerleri dışında kalan iş yerlerinde iki dolu tüpten fazla bulundurulmamalıdır.

(4) Gaz kaçaklarına karşı yapılabilecekler:
(a) Gaz kaçağının kolayca anlaşılması için gazın içine özel bir koku eklenmiştir. Bu kokuyu duyduğunuzda; cihazı kullanmayın, yada kullanmayı bırakın tüpü hemen güvenli bir yere bırakın.
(b) Bir gaz kaçağı hissettiğiniz anda, tüpün üzerindeki detantör düğmesini kapayın ve hemen satıcınızdan bir yetkili isteyin.
(c) Gaz kaçağının meydana geldiği yeri havalandırın. Ağır olduğu için yere çöken gazı, bir süpürgeyle yelpazeleyip dışarı atın.
(d) Gaz kaçağının nedenini sakın kibrit yakarak aramayın. Bunun için sabunlu suyu bağlantı yerlerine sürün çıkan kabarcıkları gaz kaçağını gösterecektir.
(e) Çok önemli bir gaz kaçağı durumunda, sakın ateş, elektrik yakmayın, buzdolabını açmayın, kıvılcım çıkarabilecek her türlü hareketten kaçının.
(f) Yangın başlangıcında kesinlikle paniğe kapılmayın. Önce tüpün vanasını kapatarak gaz kaçağını önleyin. Sonra yanan diğer eşyaları söndürün. Isınmışsa tüpün gövdesini suyla soğutun.

d. ARAÇ YANGINLARI:
(1) Araç yangınlarının nedenleri:
(a) Karbüratöre gelen benzin hortumlarının zamanla aşınması sonucu (sıcak motor üzerine yakıtın ) sızıntı yapması durumunda.
(b) Karbüratörden damlayan benzinin manifold üzerine dökülerek alev alması durumunda.
(c) Rasgele çekilen elektrik tesisatının kontak yapması sonucu.
(d) Trafik kazaları sonucunda.
(e) Sigara izmaritinin düşürülmesi sonucu.
(f) Fren balatalarının (kapmaların) aşırı ısınma sonucu.
(g) Akümülatörden elektrik tesisatına fazla akım gelmesi sonucu.
(ğ) Oto tamir hanelerinde dikkatsizce yapılan kaynak çalışmaları sonucunda.
(h) Kundaklama (sabotaj) sonucu.
(ı) Marş dinamosunun elektriği Akümülatöre vermesi gerekirken elektriğin aracın gövdesine sirayeti durumunda.
(i) LPG ile çalışan araçlarda bakır boru ve hortumlardan sızan gazın kıvılcım kaynağı ile birleşerek alev alması sonucu araç yangınları meydana gelmektedir.

(2) Araç yangınlarına müdahale :
(a) Araç yangınlarına fazla zarar vermeden müdahale yapılmalıdır.
(b) Yangının aracın diğer bölümlerine sirayet etmemesi için su direkt kullanılmamalıdır.
(c) Aracın akaryakıt deposunun patlama ihtimaline karşı dikkatli olunmalıdır.
(d) İlk müdahaleye uzaktan başlayarak yaklaşılmalıdır.
(e) Aracın motor kaputu açılırken çok dikkat edilmelidir.
(f) Yangına müdahalede duruma göre söndürücü madde olarak su, kuru kimyevi toz ve köpük kullanılmalıdır.




e. ELEKTRİK YANGINLARI:
Elektrik insan hayatına iyi hizmetlerin yanı sıra, zararlarda verir. Yangın yerindeki elektrik kaçağı müdahale eden kişiyi tehdit eden en büyük tehlikelerdendir. Elektrik tesisatları standartlara uygun şekilde seçilmemişse ve talimatlar ihlal edilirse tehlike kaynakları oluşabilir. Elektrik tesisatları alçak ve yüksek gerilim olmak üzere iki kısımdır. 0-65 volt tehlikesizdir, İnsan vücudu bu gerilime dayanabilir. 66-1000 volt tehlikeli alçak gerilim. Örneğin; Şehir şebekeleri, binalar, 1001 volt ve üzeri tehlikeli yüksek gerilim. Örneğin; enerji nakil hatları.
Elektrik enerjisi zamana bağlı olarak ısı oluşturmaktadır. Herhangi bir nedenle (aşırı yük, kısa devre) ısı giderek artarsa iletkenlerin birbirlerine değmesini önlemek amacıyla kullanılan (petrol atıklarından elde edilen) izoleler ısınacak ve yanıcı gazlar çıkarmaya başlayacaklardır. Yanıcı gazların tutuşması ile elektrik yangını meydana gelmektedir. Yangına müdahale eden kişinin en büyük silahı sudur ve suda elektriği iletir. Dolayısıyla yangına su işlerken çarpılma ve ayrıca dokunarak çarpılma tehlikesi vardır. Elektrik kurumu tarafından aksi belirtilmedikçe tüm teller ve metal kısımlar elektrikli olarak kabul edilmelidir. Sarkan kablo, metal su ve kalorifer boruları ve demir çitlerden uzak durdurulmalıdır.
Yangın yerinde önce; elektrik şalteri indirilerek veya sigorta sökülerek, mümkün değilse elektrik kurumundan yardım istenerek elektrik kesilmelidir. Bu arada elektrik kesildiği için gündüz penceresiz odalarda bodrum katlarında, gece tüm yangın yerlerinde gizli karanlık tehlikesi oluşur. Bu nedenle el feneri bulundurulmalıdır. Elektrik yangınlarına kuru kimyevi tozlu söndürücülerle müdahale yapılmalıdır. Kuru kimyevi tozun oksijenin kesme boğma, soğutma, zincirleme yanma olayını önleme ve yanıcı maddeyi bir örtü gibi kapatma özelliği vardır.
Yere düşmüş hatların çevresi tehlikelidir. Bu yüzden yere düşmüş hatlara 10 m fazla yaklaşılmamalıdır. Taki yetkililer bu bölgeyi serbest bırakana kadar. Elektrik tesisatsına tekrar elektrik verilmeden önce tesisat uzman bir kişi tarafından kontrol edilmelidir. Dokunma tehlikesinden dolayı yangın yerine işi olmayan kişiler yaklaştırılmamalıdır. Yangına müdahale noktasına ulaşa bilmek için kullanılan itfaiye merdivenleri (çelik veya hafif metal) yangın veya kaza yerinde büyük tehlike oluştururlar. Merdivenler gerilim altındaki dokunma, temas noktalarından en az bir metre uzaklığa kurulmalıdır. Taşına bilen merdivenler şüpheli yerlerde kullanılmamalıdır. Elektrik çarpan bir kazazedeye yardım için ilk önce elektrik akımı kesilmelidir. Elektrik kesilmiyorsa veya kesebilecek tecrübeli kişi yoksa kazazede iyi izole edilmiş (kuru odun, kuru elbise, lastik zemin yerden destek alınarak kablo ve marinadan uzaklaştırılır. Açık vücut kısımlarını çıplak elle dokunulmamalı, eldiven, kuru battaniye kullanılmalıdır.

f. BİNA YANGINLARI:
Binalarda oluşan yangınlar genel olarak ahşap yangınlarıdır. Binalarda çıkan yangınlar çöp veya kağıt kutusunun tutuşması, elektrik kontağı, soba, baca gibi etkenlerdir. Bu etkenler binanın esas yapı malzemelerini de sararak tüm binanın tutuşması halinde büyük bir yangın ortaya çıkar.
Genel olarak ahşap yangınlarını her türlü söndürme vasıtası ve söndürme cihazları ile söndüre biliriz. (su, köpük, kuru kimyevi toz gibi ) ancak bina yangınları geniş çap ve alanda ortaya çıkacağı için yanıcı maddeyi ve oksijeni ortadan kaldırarak söndürme olayı yok gibidir. Bu tür yangınlar ancak ısı derecesi düşürülerek söndürülebilir. Isı düşerek söndürme su ile gerçekleşebilir. Suyu kullanırken yangından kurtarılacak şeylerin en az şekilde zarar görmesini sağlayacak şekilde söndürme işlemini yapmak gerekir.
Bina içinde bulunan ve su işlendiğinde zarar görebilecek zararlı evrakların yada cihazların bulunduğu yerden çıkan yangınları söndürmede ıslanmadan dolayı fazla hasara sebep olmamak için kuru kimyevi toz, halokarbon kullanmak yerinde olur.

(1) Bina yangınlarında dikkat edilecek hususlar:
(a) Yangın çıkmış binanın öncelikle keşfinin yapılması, binanın yapım şeklinin içinde bulunan malzemelerin niteliğinin tespit edilme zorunluluğu vardır.
(b) Tuğla yığma binalarda çatı ve üst katlarda çıkan yangınlarda yanan kartların enkazının aşağı katlara dökülmesi ihtimali ola bileceğinden söndürmede kullanılan suyun ağırlığı da buna eklenince enkazın yıkıldığı katın tabanında çökme tehlikesi belirecektir. Bu gibi durumlarda döşeme dayanıklılığını tehlikeye düşürmeyecek şekilde çalışılmalı ve zeminde su birikmesine engel olunmalıdır.
(c) Beton kirişli, duvarları taş ve tuğla olan yığma binalarda çatı ve üst katlarda çıkan yangınlar çoğu kez döşeme ve kiriş başlarının yanmasına neden olduğundan döşeme tavanın ani olarak çökmesi söz konusudur. Yangın söndürme çalışmalarında bu konuya dikkat edilmelidir. Bu tip binalarda tehlikeli katların altında bulunmamak, bulunma zorunluluğu varsa kapı ve pencere altlarında veya duvar diplerinde durmak gerekir.
(d) Tümü ahşap binalarda döşeme ve bölme arası yangınları gizli olarak var olan hava akımı ile tüm binanın dış duvarı, bölmeleri, döşeme ve tavan aralarını sardığından binanın taşıma gücü çok azalır ve ani olarak çökmelere neden olur. Bu tip bina yangınlarının söndürülmesinde çok dikkatli hareket edilmelidir.
(e) Tüm kagir (betonarme) döşeme üzerine yığılan enkaz ile söndürme için kullanılan su döşemenin taşıma gücünü azaltarak yükü taşımayacak hale getirirse orta kolonlar askıda kalmak suretiyle döşemenin çöktüğünü, dış duvar veya bölme duvarların tehlikeli şekilde çatladığını görmek her an olasıdır. Döşeme üzerine suyun birikmesine engel olmak için kapı ve merdiven önlerine yığılmış enkazın kaldırılarak suyun boşaltılması veya döşemenin delinerek aşağı kata katılması gerekir.
(f) Etermit örtülü çatıların altındaki aksamanın yanması veya etermit örtü üzerindeki boşluklara basılması durumunda yanan çatının içine düşme tehlikesi vardır. Bu tip çatılar iki etermit birleştiği yer ve altındaki kiriş ile bağlandığı noktalar en dayanıklı yerlerdir. Bu nedenle zorunlu olmadıkça çatı üzerinde dolaşmamak gerekir.
(g) Müdahale çatı arasından, hariçten otomatik merdiven ile veya diğer el merdivenleri ile yapılır.
(ğ) Merdiven aydınlıkları, üzerine gelen çatı kısmındaki demir veya ahşap çerçeveli camlar üzerine basıldığı an kırılarak basan kimsenin merdiven boşluğuna düşmesine neden olur. Bu gibi yerlerden geçilmezsi gerekiyorsa merdiven veya kalas uzatılarak geçilmelidir.
(h) Fazla ısı ve duman bulunan kapalı yerlere girerken veya oralarda çalışırken girenlerin üzerine daima kuruyucu cihazlar ve belinde kılavuz ipleri bulunmalıdır. Koruyucu cihazlar yoksa bu gibi yerlere emekleyerek girilmesi duman ısıdan nispeten korunmayı sağlar.



g. MUTFAK YANGINLARI:
Genellikle tüp az patlaması, kızartma esnasında tava ve tencere yağ parlaması ve sönmeden yanar halde çöp sepetine bir kibrit çöpünden kaynaklanmaktadır.
Yangın olayında önce önlem, sonra söndürme gelir.

(1) Mutfak yangınları için önlem alınması:
(a) LPG (tüp gaz) tüplerini daima dik tutunuz.
(b) Bağlantı hortumlarını sürekli kontrol erdiniz, eskimiş hortumları derhal değiştiriniz ve 1.25 m den daha uzun bağlantı hortumu kullanmayınız.
(c) Arızalı detant örünüzü hemen değiştiriniz ve her tüp değişiminde contalarıda mutlaka yenileyiniz.
(d) Piknik tüpler üzerine geniş tabanlı tencereler koymayınız, mecbur kalmadıkça kontrolü elden bırakmayınız.
(e) Doğalgaz ve LPG kaçakları için Gaz Alarm Detektörü taktırınız.
(f) Gaz kaçağı hissettiğiniz mahallede kıvılcım çıkarabilecek tüm hareketlerden uzak durunuz; Ateş yakmayınız, buz dolabı kapağını açmayınız, elektrik anahtarlarına dokunmayınız ve ortamı havalandırınız.
(g) Kaçak LPG ise zeminden, doğalgaz ise tavandan süpürge ile havalandırma yapınız.
(ğ) Kaçak tespiti için kesinlikle kibrit veya çakmak değil, sabun köpüğü kullanınız.
(h) Yaktığınız kibritlerin söndüğünden emin olmadıkça çöp kutusuna atmayınız.
(ı) Unutmayın ki küçük bir kibrit alevi çöp sepetindeki kağıt parçalarını (yanıcı maddeleri) kolayca tutuşturur.
(i) Her yangın küçük olarak başlar kimsesiz bir ortamda sinsice gelişir.
(j) Tavlada yağ kızartırken yağın taşmamasına dikkat ediniz.
(k) Telefon ve kapı zili çaldığında ocağı minimum konuma getiriniz, konuşmanız veya görüşmeniz uzun sürecek ise kapatınız.
(l) Taşması muhtemel yemekleri pişirir iken daima kısık ateş kullanınız. Aceleniz varsa yüksek ateşte başında bekleyiniz. Ocakta bir şey pişirirken kesinlikle yatmayınız
(m) Yemek pişirmenize çocuklarınız yardımcı oluyor ise onları da yangın tehlikesine karşı uyarınız.
(n) Kazara oluşacak kaymalara karşı tavanın kulpunu ocağın ortasına doğru tutunuz, sıcak kulpları bir bez veya tutacakla kontrollü bir şekilde tutunuz
(o) Tava yangınlarında kesinlikle su kullanılmamalıdır. Zira su yangının büyümesine ve kontrolden çıkmasına sebebiyet verir.
(ö) Kızartma esnasında küçük yağ parlamalarını boğmak (söndürmek) için, tava kapağını daima yakınınızda bulundurunuz ve olay anında üzerine kapatınız
(p) Bir yağ parlamasında tavayı sağa sola taşımayınız bu durumda yangın sizinde üzerinize sıçrayabilir.
(r) Tüm gayretlerinize rağmen yangın sönmeyip büyük boyutlara yükseliyor veya büyük bir yangınla karşı karşıya kalıyor iseniz derhal itfaiyeyi arayınız.
(s) Elbezi, havlu ve peçete gibi tutuşabilir eşyaları ocaktan uzak tutunuz.
(ş) Kızartma yaparken kolu uzun ve geniş elbise giymeyiniz.
UYARI
HER EVE BİR YANGIN SÖNDÜRÜCÜ TÜP ŞART

Mutfağınızda, kolay ulaşabileceğiniz bir yerde, mutlaka en az bir adet 2 kg lık ABC sınıfı yangın söndürme tüpü bulundurunuz ve kullanılmasını önceden öğreniniz. Söndürme;
Bütün bu önlemlere rağmen bir yangınla karşılaştığınızda, panik yapmayınız ve sükuneti muhafaza ediniz. Parlayan tüpleri kesinlikle pencereden veya balkondan dışarı atmayınız,alevin üzerini var ise yangın battaniyesi ile yoksa ıslak bir bezle sarıp havasını kapatınız, veya yangın söndürücüyü kullanarak söndürünüz. Tava veya tencerelerde küçük bir parlama olduğunda, bir avuç soda (bikarbonat sodası) serperekte yangını söndüre bilirsiniz. Ancak bu işlem için un ve nişasta ihtiva eden “Baking Powder” tozu kullanmalıyız.

f. ORMAN YANGINLARI:
(1) Orman yangınlarının çevre ve insanlık üzerine etkileri:
Orman varlığımızın yangınlarla tahrip olması sonucu; başta çevre kirliliği olmak üzere birçok olumsuzlukla karşı karşıya kalmaktayız. Çıkan yangınlar tarihi ve doğal zenginlikleri yok etmekte ve bu da turizm sektörünü olumsuz etkilemektedir. Bugün Türkiye'de hayvan varlığımızın büyük çoğunluğu açık alanda veya ormanlarda otlatılmak suretiyle beslenmektedir. Yangınlar neticesi bu imkanlar ortadan kalkmakta, hayvanların beslenmesi zorlaşmaktadır. Ormanların yanarak zarar görmesi sonucu şehir hayatına sağladığı faydalar ortadan kalkmakta, toplum, piknik yerleri, orman parkları ve av sahaları gibi çok gerekli olan estetik ve sportif ihtiyaçlara uygun alanlar ortadan kalkmaktadır. Ormanların gerektiğinde yurt savunmasında temin ettiği gizleme imkanları ortadan kalkmaktadır. Orman yangınları sonucu, ormandaki tüm ekosistem ortadan kalktığından, ekonomiye olan katkısı da yok olmakta ve toplum yaşamı olumsuz etkilenmektedir.

(2) Orman yangınları için alınacak tedbirler:
(a) Yangın öncesi tedbirler:
Yangın; emniyet yolları, gözetleme kuleleri yapmak ve bunları telli-telsiz muhabere sistemi ile donatmak , yangın mevsimi boyunca yangın riski yüksek ormanlarda motorize yangın ekiplerini bulundurmak. Trafiğin yoğun olduğu bölgelerdeki karayolları kenarlarındaki yangın şeritleri ile yangın emniyet yollarının yangın mevsiminden önce bakımlarını yapmak. Orman içinden geçen demiryolu bölgelerdeki karayolları kenarlarındaki yangın şeritleri ile yangın emniyet yollarının yangın mevsiminden önce bakımlarını yapmak. Orman içinden geçen demiryolu araçlarının ve güzergahta görevli personelin orman yangınına sebep olmamaları için, DDY İdaresince gerekli tedbirlerin almasını sağlamak. Kurak mevsimlerde yangın riskinin yükseldiği zamanlarda orman idaresinin göstereceği lüzum üzerine mahallin en büyük mülki Amir'inin onayı ile ormana giriş-çıkışları yasaklamak. Orman içindeki yollarda, orman idaresince belli edilmiş konak yerleri dışındaki gecelemeyi ve orman idaresi tarafından hazırlanmış ocak yerleri dışında ateş yakmayı yasaklamak. Özellikle yangına hassas yörelerdeki yerleşim birimlerinde ikamet eden halka eğitici ve uyarıcı propaganda faaliyetlerine önem vermek. Orman yangınları ile mücadele edecek personel ile asker ve mükelleflerin yangınla mücadele konusunda eğitilmelerini sağlamak.

(b) Yangın çıktıktan sonraki tedbirler:
Bu tedbirler çıkan bir orman yangını ile savaş esaslarını içerir. Çıkan bir orman yangını ister küçük boyutlarda kalsın, isterse büyüsün mutlaka müdahaleyi gerektiren bir konudur. Bir yangın çıktıktan sonra yapılacak ilk iş bunu hemen orman idaresine, muhtarlığa, jandarmaya veya mülki amirliğe haber vermektir. Orman yangınları ile savaş olağanüstü operasyon niteliğinde olup çabukluk, cesaret ve akılcı hareket isteyen teknik bir iştir. Bundan dolayı iyi bir organizasyona ihtiyaç vardır. Bu gün uygulamada orman yangınlarının söndürülmesinde ilk müdahale ve hazır kuvvet yangın söndürme ekipleri teşkil edilmiştir. Bu ekipler yangın söndürme malzemeleri ve yangına dayanıklı giysilerle donatılmış ve mıntıkanın yangına hassasiyet durumuna göre yerleştirilmişlerdir. Ayrıca çıkan orman yangınlarına havadan müdahale için hava organizasyonları da oluşturulmuştur. Yangın söndürme çalışmaları bir ekip çalışmasıdır. Söndürmeye katılan yükümlülerin yangında yapacakları görevleri çok iyi bilmeleri ve onu en iyi şekilde uygulamaları gerekir. Yangınla savaş çalışmalarında birçok teknik ve taktik metoda başvurulmaktadır.

(c) Yangın söndürüldükten sonraki tedbirler:
Orman idaresi yangının çıkış sebeplerinin takibi ve yangının meydana getirdiği hasarın tespiti ile görevli kılınmıştır. Yanan saha derhal tel örgü ile çevirtilerek yanan materyallerin sahadan çıkarılması ve sahanın temizlenmesi işlemleri başlatılır. Yangının meyilli arazide çıkması halinde yanan materyallerden değerlendirilemeyenler de kullanılarak olabilecek erozyona karşı saha teraslanır. Yanık saha, bir yıl içerisinde yeniden ağaçlandırılır

(3) Orman yangınlarının nedenleri:
Sahip olduğumuz orman varlığımızdan devamlı ve çok yönlü faydalanmak ve gelecek nesillere iyi bir dünya bırakabilmek için, ormanlarımızı her türlü tehlikelerden özellikle korumak zorundayız.. Orman Yangınlarından. Ülkemiz coğrafik konum olarak Akdeniz havzasında yer almakta ve ormanlarımızın büyük bir bölümü yangın tehdidi altında bulunmaktadır. Özellikle Kahramanmaraş'tan başlayıp, Akdeniz ve Ege'yi takiben İstanbul'a uzanan 1700 kilometrelik sahil bandının 160 kilometre derinlikteki bölümü orman yangınları bakımından çok büyük bir hassasiyet göstermektedir. Orman yangını tehlikesine maruz kalan orman alanlarımız 12 milyon hektardır. Yani ormanlarımızın %43'ü yangınlar açısından riskli bölgelerde yer almaktadır. Türkiye'de orman yangını istatistiklerinden alınan sonuçlara göre, meydana gelen orman yangınlarının; % 3'ü yıldırımdan, % 12'si kasten, (kundaklama, tarla açma...) % 38'i ihmal ve dikkatsizlikten, (piknik ateşi, ot, çayır, anız yakma, sigara...) % 47'si ise bilinmeyen sebeplerden kaynaklanmaktadır... Sonuç olarak orman yangınlarının nedeni büyük oranda İNSAN dır. Her şeyden önce, bu topraklarda yaşayan insanlarımızın bu konuda eğitilmesi, insanımızın da bu konuya gereken önemi vermesi şarttır. Orman yangınları ile mücadelede, topu bu konuda sorumlu olanlara atmak ve bir köşeye çekilmek vatandaşlık bilinciyle bağdaşmaz. Orman yangınlarının meydana getirdiği zararları tümü ile gidermek imkansızdır ve hemen hemen herkes bu felaketten mutlaka zarar görmektedir. Bu nedenle ülkemizde yaşayan herkesin orman yangınları konusunda çok duyarlı olması gerekmektedir.

(4) Orman yangını istatikleri:
Orman Yangınlarının düzenli kayıtları 1937 yılından itibaren tutulmaya başlanmıştır. Bu kayıtlar üzerinde yapılan istatistikli değerlendirmelerin sonuçları halen yoğun bir şekilde kullanılmaktadır. Orman Bakanlığına bağlı Yangın Harekat Merkezi tarafından bildirilen istatistikli analiz sonuçlarından elde edilmiş bazı bilgiler aşağıda verilmiştir;
(a) 1937 Yılından bu yana yıllık ortalama 23.962 hektar olmak üzere 1.533.598 hektar orman alanı yanmıştır.
(b) Her yıl ortalama 1.000 yangında 23.962 hektar ormanlık saha yanmakta ve yangın başına yitirilen alan 23.96 hektardır.
(c) Türkiye’de meydana gelen Orman yangınları sonucu bugüne kadar değişik mesleklerden 63 kişi yaşamını yitirmiştir.
(d) Orman Yangınlarında en büyük zarar az sayıda fakat büyük alanda cereyan eden yangınlar sonucu ortaya çıkmaktadır.
(e) Türkiye’de meydana gelen orman yangınlarının Adet olarak %83 'ü, Alan olarak ise % 87 si Haziran - Ekim dönemini kapsayan 5 aylık periyot da meydana gelmektedir.
(f) Türkiye’de meydana gelen orman yangınlarının % 88 'i gündüz, %12 si ise gece saatlerinde çıkmaktadır.
(h)Ülkemizde Orman Yangınlarının Adet olarak %38 'i ve Alan olarak %45'i Muğla, İzmir, Antalya Orman Bölge Müdürlüklerinde meydana gelmiştir






6. YANGINDA ARAMA KURTARMA:

Yangında arama/kurtarma faaliyetleri Yangının oluştuğu yere, hava şartlarına, iklime, etkisi altında bıraktığı alana vb. faktörlere göre farklılık gösterir. Arama/ kurtarma birlikleri, meydana gelen yangın haberini alır almaz, daha önceden hazırlanmış olan çağrı planına göre toparlanır. Afetin meydana geldiği yer, zaman, ulaşım ve hava şartlarına göre alacağı malzeme ve teçhizatı belirleyerek hazırlıklarını tamamlar Afet bölgesinin ulaşım durumu ve mesafesine göre en seri ulaşım vasıtası ile bölgeye intikal eder.
Afet (yangının oluştuğu yere) bölgesine gelindiğinde, kriz koordine merkezi ve mülki makamlar ile irtibat kurularak, afet bölgesi ve afet durumu hakkında bilgi alınır. Yangın içerisinde mahsur kalmış canlıların kurtarılması faaliyeti için gerekli hazırlıklar ve görevlendirmeler yapılır. kurtarma çalışmalarında aynı zamanda yerel halktan, kurtarma çalışmalarının yapılacağı bölge hakkında bilgi alınabilir. Bu bilgiler kurtarma çalışmalarına yardımcı olabilir.
Hazırlık çalışmaları devam ederken taraftan da bölgenin keşfi (kaç kişi yangında mahsur kalmış?. Hangi bölgede bulunuyorlar?. Binan içinde mi yoksa boş bir arazide mi?) yapılır. Bunun sonucunda arama-kurtarma birlik komutanı, tim komutanları ve arama/kurtarma uzmanları, arama faaliyeti esnasında elde edilen bilgiler ışığında, durum değerlendirmesi yaparak, kurtarma faaliyetlerinin ne şekilde icra edileceğini belirler.
Buraya kadar yapılan afet öncesi çalışmalarda, zamanla yarışıldığı unutulmamalı ve buna göre eldeki zaman değerlendirilerek, çalışmalara yön verilir. Yangının meydana geldiği bölgede öncelikle fiziki arama yapılarak canlıların yerleri tespit edilir. Fiziki arama bir nevi kaba aramadır; personel sadece yangın bölgesini gözle inceler ve sesleri duymaya çalışır. Personel, daha sonra yapılacak köpekli aramada, köpeklerin koku almasını etkilememek için bölgede fazla gezinmez ancak yangının yaymış olduğu is duman ve is kokusu köpeklerin koku almalarını çok fazla olumsuz şekilde etkilediğinden genellikle yangınlarda kurtarmada köpekler kullanılmaz.
Daha sonra, eğer yangın ortasında kalmış bir yapıda kurtarma çalışmaları yapılacak ise dinleme ve görüntüleme cihazları kullanılarak, canlıya ulaşılmaya çalışılır. Bu cihazların kullanılmasına müteakip, yerin özelliğine göre ve canlıya zarar vermeyecek şekilde, uygun arama/kurtarma malzemesi kullanılarak kurtarma yapılır. Belirlenen kurtarma yönteminin uygulanmasına sabırla devam edilir. Afetzedeyle sürekli konuşularak, morali yüksek tutulmaya çalışılır.
Çalışmalar sonucu, kurtarılan yaralıya acil sıhhi müdahalesi yapıldıktan sonra, en yakın sağlık kuruluşuna sevki yapılır. Afet bölgesinde bulunan kıymetli eşya, para vb. malzemeler koordinatör uzmanlarına teslim edilir. Koordinatör uzmanları ise bu eşyaları zimmetli eşya kayıt defterine kaydederek, yerel kolluk kuvvetlerine teslim eder.


ismim@benimadresim.com

Bana ulaşmak için yukarıdaki e-mail adresini kullanın